11 Temmuz 2009 Cumartesi

havuz pilatesi olur mu,olmaz mi?


Bu gun bir kac gundur yazmadigimi dusundum ama yazasim gelmemisti.Garip bir sekilde hep ayakta ve birseyler yapar gorundugum halde hic birsey yapmadigimdan yazacak birsey yoktu.Tabi yemek ,ekmek yapmak,camasir,bulasik gibi kadin olmanin dogal gorevleri benim icin is degil (angarya)Ertugrulun ve kizimin oz bakimlari ise zaten gorevim .Onedenle is saydigim uretimlerden uzak ellerim kasinmaktaydi bari gidip bloglara takilayim diyerek Gulene ugradim sonra onun bloguma yorum yazdim.Yazdigim yoruma bakinca ben bunu kopyalayip bloguma aktarsam iyi olur diyerek kopyalayip getirdim
asagidadir efendim buyrun...

"Valla ben bu Ebrudan sikayetciyim,tv8 den videosunu tiklayinca en az 2saat dolmasini bekletiyor o zaman da ya pc yok ya ortam veya bende enerji bitiyor bu nedenle artik havuz pilatesi yapmaya basladim.boyle bir pilates sekli var midir bilmem yoksa ben yaptim oldu ...
imza:nalan hoca nasrettin....
Fekat bayaa da oldu dogrusu havuz kenarinda guneslenenler bu kadananin pardon kadinin nicun ayaklarini tek tek sudan cikarip havada dondurdugunu merak etmis olabilirlerse de gelip soran olmadi sorsalardi da zaten -no undersant I dont speake english derdim .
boylece yirmi sukadar gunde ingilizceyi nekadar ogrenemedigimi de anlatmis oluyorum.Ama ne komsular Hintli,Cinli,Meksikali,amerikalilar da vardir mutlaka ama onlar bana asansorde ,koridorda haaay deyip geciyorlar eh bir haaay da benden ...
olay bitiyor naaapalim.
Hiiiim ben bu yorumu da alip bloguma tasimaz miyim?tasirim
eee gidip tasiyayim ozaman
Haydi gulenim bye....
see you"
Iste boyleee
Bu arada gercekten Ertugrul ile havuz sefasi cok zevkli oluyor.Oglan suya bayiliyor.

Bir haftadir ben havuza baslayali Hintli komsum Sanditanin havuza yaklasmayan ogullari benden cesaret alarak havuza girmeye daha dogrusu havuz merdiveninde oturup birazcik cupcuplamaya cesaret ederlerken bizim su kusu ikinci yarim saatte havuzun cankurtaran simidine oturup kaptan edasiyla poz vermege basladi.Ertesi gun 99 centciden (haaa bakin burda da bir milyoncu dukkani var onu dasize yarin anlatirim)
hem bizimkine hem de hintli cocuklara kolluklar ve simitler aldik.Hep beraber havuz sefalarina daldik.
Bugunluk bu kadar efendim hoscakaliniz.
I

09 Temmuz 2009 Perşembe

Izmirde sergiye katildik

Haziran ayi basinda Ankarada actigimiz iki sergi kaati sanati adina da kendi adima da dernegimiz adina da memnuniyet vericiydi.Hele bu iki sergiden sonra hemen haziran ortasinda da Izmir Karsiyaka Belediyesinin sergisine katilmamiz icin teklif alinca sevinerek kabul ettik.
Konuyu diger blogumda anlattim oradaki sergi resimleri ve sergi izlenimleri icin buraya bakin lutfen http://kaatisanati.blogspot.com/2009/07/izmirde-sergiye-katildik.html

02 Temmuz 2009 Perşembe

GULENDEN SIIR GELDI



Blog arkadaslarim ve eski on marifetliler tanirlar Gulen benim netten tanistigim sevgili arkadasim hatta arkadasimdan ziyade kardesim,kizlarimin ablasi,tanistirdigim sevgili arkadaslarimla hemen kaynasarak onlarin da arkadasi olan nev=i sahsina munhasir yani kisaca cooook ozel ve cooook guzel bir insan...
Gidecegim icin cok sevinen ama cok da uzulen biridir.Okuyamazsin adli blogunda uzuuuuun ve cok tatli yazilar yazar.Zaten benim kendisini uslubu nedeniyle hemen farkedip yakasina yapistigimdan mecburen benle tanisti ve sonrasinda da bir kaynastik ki...
Zaten allah gostermesin veya gostersin benimle tanisan beni ya cok sever ya da hic sevmez.Ortasi pek yoktur.Boyle bir tipimdir.
Neyse konuyu saptirdik gitti...Gulencigimle onun blogu benim blogum derken okuduklarimiz bizi kesmez bir de maillesiriz hemen hergun bloglamaya usendiklerimizi de maille yazariz.Bu gunku postasinda bu siiri okurken ben bunu blogda paylasayim diye dusunurken son misradan sonra ``sen simdi bu siiri bloga da almak istersin ,alabilirsin ``diye yazmis ;ben de hemen sicgi sicagina buraya aldim .
GULENCIGIM seni cok seviyorum ,merak etme donecegim ama once su amaerikalilara biraz turkce ogretmeliyim.
GULENIN SIIRI


Nerden çıktı şimdi bu Suzan?
Bilemezsin nasıl özlüyorum seni anbean
Bağlanma Suzan'a Muzan'a
Nalan abla yapma bunu bana.

Dönüp dolaşıp geleceğin yer burası
Gelmezsen bak kapanmaz gönlümün yarası
Hariçten gazel okuyorum biliyorum
Ame ne yapayım seni çok seviyorum

Bilmezsin sen oraların insanlarını
Bence kapatma Türkiye kapılarını
Hayatın bir süre orada aksın
Sonunda burada dönsün şansın

Bilmediğin otları yeme
Tanımadıkların çağırırsa sakın gitme
Orası Türkiye değil Amerika
Kendinden başkasını adam sanma

Yoğur ekmek hamurlarını
Mis gibi ekmek kokut Amerikan sokaklarını
Kokoş Amerikan hatunları ne anlar ekmek yapmaktan
Fırsatları var mıki yan gelip yatmaktan

Ertuğrul duydumki zencileri sevmişsin
Hatta zenci kasiyeri gözüne kestirmişsin
Zamanı gelmedi mercimeği fırına vermenin
Her şeyin zamanı var, şimdi sırası değil zenci gelinin :D

Gül'üm iyi misin sen?
Ne olur çabucak iyileş allasen
Gülen ağlarken gördüğünde seni çok üzüldü
Üzüntüsüden kalbi büzüm büzüm büzüldü..

Paylasimlara baslamisken sevgili arkadaslarima yazdigim mektup=mail hosuma gitti burada yayimlayayim da maceralarimi siz de duymus olun dedim.Farkettim ki mektup veya yorum yazarken daha bir ben gibi oluyorum.Yazi yazarkense sanki odev veya dilekce yazar gibi geriliyorum :)))belki de BANA OYLE GELIYOR
KARAR SIZIN
sevgili arkadaslarim ;
Los Angelese sag salim ve problemsiz vardim.Ankaradan itibaren koltuk
komsularim yabancilardi.Dolayisiyle bol bol kafa sallayip
gulumsemekten ote bir iletisim olamadi.Isaret dili veya tarzanca dan
anlamak konusunda da son derece yeteneksiz oluslari bizim milletimizle
neden ovundugumuzu bir kez daha isbat etti bana.
ben de inat ve israrla bildigim kelimeler yerine merhaba,hoscakal ,iyi
gunler demekte israr ettim.Buraya gelince de baktim kimse bana
ingilizce ogretmeye gonullu degil;ben onlara turkce ogretmeye
basladim.once hii diyor sonrada turkce languec merhaba diyorum onlar
da kuzu kuzu tekrarliyorlar.Bildigim kelimeleri hatirlamaya basladim
ama cumle kaliplarini filan hatirlaymiyorum. Zaten oturdugumuz yer
WestWood Villa 300 daireli bir yer ve adeta dunya karmasi her irk ve
milletten insanlar var.Sanirim ingilizceyi de hepsi cok iyi
bilmiyor.Zira bana rasladiklarinda kimi hii kimi hello kimi de see you
diyor:)
Hatta 3aydir burada okuyan bir delikanlimiz Newyorktan buraya
geldiginde bizim damadin yaninda olmadan birsey yapmakta gucluk
cektigini ogrendim.Bense bir hafta icinde 4tane market 2 pfarmasi ve
bir indirim magazasi teftis ettim.oradan ayakkabilar ,pantalon vs
aldim.hatta yarin iade yapmaya bile gidecegim.
Burada o pek sevmedigim mutfak islerine bile giristim.Girismek ne
kelime iki sefer ekmek yaptim hem de 6sar adet...Bu evin firini
masaallah bizdekilerin rahat birbucuk kati:)))
Ilk market seferinde cesaret edemedigim papaya,lim,ve tomatillo
aldim.Resimlerini cekip bloguma koyacagim .Otekileri henuz yemedim ama
tomatilloyu cok sevdim eksi ve kutur kuturlugu ile bana cok hitap
etti.Gul de ongun sonraki kontrolde ayagina basmaya baslayacak ve
agirliklarla fizik tedaviye gidecekmis.Insaallah sorunsuz olarak
yurumeye baslar da beraber gezeriz.Biz Ertugrul ile hergun disari
cikiyoruz.Once cvs pharmacy de tansiyonumu olcuyoruz sonra da yan
sokaklarda geziniyoruz.Ana caddelerdeki evler bizimki gibi 1+1 studyo
dairelerden olusan siteler,ama hanacaddeyi kesen sokaklarda tek katli
evler var oldukca da ilgincler.Ama sanki bizim Batikent sokaklari gibi
issiz.caddelerde otomobiller cok yayalar az.
Sanirim buna eyaletler arasinda oldugu gibi sehrin bazi semtlerinde de
vergilerin farkli olusu etken.Kocamin iIstanbulu rahatlatmak icin one
surdugu bu fikir burada uygulaniyor:))))iyi de oluyor galiba...Eeee
kiranin 1+1e 1700 dolar olmasini baska nasil izah edebiliriz.Kocaman
yuzme havuzu gunun ancak 1saatinde birkac cocuk tarafindan
kullaniliyor.Biz havuzu goren bir konumdayiz ama evden cikamayan yine
de luks bir hapisane gibi......


Iste boyle sizlere hayirli sabahlar efendim bizeyse good night

01 Temmuz 2009 Çarşamba


Nimet ve ertugrul Los Angeles Westwood Villa daki evlerinin garajindalar.Damat arabasini yeni almis baldizi ve oglunu gezmeye cikaracak
Ben de bugunku yazimi hem sevgili Suzan hanimi blogerle tanistirmak hem de ozledigim kucuk kizimi gormeniz icin boyle hazirladim.

28 Haziran 2009 Pazar

Ekmek yaptim

Onca yil koy ogretmenligi yaptim,kucuk ilcelerde kasabalarda yasadim.Ilk kez tarhanayi Ankarada yaptim,keza ilk eristemi de Ankarada kesmistim.Ilk ekmegimi de yapmak Los Angelese kismet olduTabi ki butun bunlari yapmayi cocuklugumda annem y
aparken izlemistim ama kendi basima yapmak icin ilk kez sivadim kollari.Once google amcaya basvurdum.Birkac site gezdim sonra hamuru yugurmakla ise giristim.Ekmegin guzel ve yumusak olmasi icin annemin yaptigi gibi icine koymaya bolca patates haslayip rendeledim.Hamur instand maya ile bir guzel kabardi.Tekrar yugurup bir daha kabartip annemleri izledigim gunler gozumde canlandirip apazladim skype den sevgili kocam bicakla ustunu cizmemi soylerken kizim
-baba yaaa bilmedigin bir sey yok mu senin ? diyordu.O da cevaben Hakkari Cukurca Cigli karakolunda firin bile yapip ekmegi oyle yaptiklarini hatta orada kaldigi yillar boyunca iki tane firinci yetistirdigini anlatiyordu.
Olayi fotograflamak aklima geldiginde unlanmis kaliplara hamurlari yerlestirme zamani gelmisti bile...




Firindan ciktiklarinda cok guzel kizarmis ve alti ustu tam ayarinda pismisti.Resminden daha istah acici oldugunu soylemeliyim.Hergun birini tukettik.Bu gun tekrar yapmaya niyetliyim bu kez nasil olacak bakalim.

25 Haziran 2009 Perşembe

Maykil Jackson UCLA da olmus

Sabah erkenden uyanan Ertugrulu arabasina koyup Westwood Bulvarini adimlamaya basladik.Yolkenarlari ve bahceler guzel ciceklerle doluydu.


Bazilari tanidik olsa da ozellikle agaclarin ve bazi ciceklerin adini merak etsem de soracak kimse olmadigindan bari resimlerini cekeyim diyerek bastim deklansore



Cam agaci bir hayli yasli ve iri govdeli.Once sozedlen agacin o oldugunu sanip benim kizim cam agacini taniyamamis hah haaaa diye guldum fakat yolun sonunda devasa manolyayi gorunce bu kez kendime guldum.



Zira resim net cikmasa da gordugunuz gibi yana uzanan dallari 100 kiloluk Mahocugumun beli kadar kalindi ve 200metrekarelik kilise bahcesini semsiye gibi sariyordu.
Donusu karsi kaldirimdan yapip genis acili bir foto almayi planladiysam da donerken sevgili kameramin pil kapagi ertugrul tarafindan yalama edildiginden yine sarji yedi ben de fotolamayi bir dahaki sefere erteledim.




Geldigimin ertesi gunu dikkatimi ceken bu agaca yakindan bakmak isteyerek anacaddeyi kesen sokaga girdim.Akasyaya benzeyen yapraklari arasinda isaret parmagimin iki bugumu uzunlugunda mor boru cicekleri salkimlar hgalinde acan bu agaci Ankarada da gordugumu hatirladim

Ankarada yalnizca yapraklari vardi ve acmiyordu.Ziraat muhendisi bir arkadasimin 20 yil evvel bana
-hic cicek acmayan bitki olmaz .Her bitki uygun ortamini buldugunda acar demisti.Dogrulandi dedim. Bu agaci da kat'i yaparken kullanmak uzere resimlemeyi ihmal etmedim.
YAZIMA ILK YORUMU YAZAN SEVGILI LEYLAKDALI BU AGACIN ADININ JAKARANDA OLDUGUNU VE ANTALYADA BOL BOL CICEK ACTIGINI YAZMIS.TESEKKURLER LEYLAK DALI

Yol ustunde bir market varsa benim onu es gecmem mumkun mu?Hewmen trader's joe ya ugradim tuccar joe nin oldukca hesapli bir market olduguna karar verdim.
Geleli 5 gun oldu ben 3 market 2pharmacy ve bir nevi outlet oldugunu sandigim meshur ROSS 'uda 3 kez teftis ettim.


Nasional blv nin Westwood blvarina kavusma noktasina kadar gidip yolun karsisindan eve dogru yollandigimizda rehberim arabasinda uyuyakalmis dizlerim de agrimisti. Otobus duragidaki oturaklara parkedipkarsida sirtinda hava ufleyen aygitin hortumuyla sik ve canli cimenlere hava puskurtup icindekiyaprak cop vs yi kenara attiran hayli yasli temizlik iscisini ilgiyle izledim.sonra bu Amerikalilar ne kadar musrif insanlar dedim.Bir suru benzin harcayan ve bence cok da hizli is gormeyen bu alet yerine baska formul dusunebililerdi diye homurdandim.
BU gun Michael Jacksonun haberinde gectigim bulvar bol bol gosterildi.Kizimin yattigi hastaneye kaldirildigi icinilgi ile izledik.
Metabolizmasiyla bu kadar cok oynayarak genc yasta oldugu icin jacksona uzulmek mi kizmak mi gerek acaba?
Bazi insanlar neden hic memnun ve mutlu olamiyorlar yazik...

KANDILINIZ KUTLU OLSUN

Su an burada saat13.00 sizdeyse kandil mevlidleri baslamistir hatta belki de bitmisir bile.Kizima kalkip bir helva kavurup komsulara dagitalim deyip gulustuk.
Gerci Cezayirli bir aile var musluman.Bir de 2 kiz bir anne var turbanli ,milliyetini bilmiyorum.Dil bilsem ne oldugunu anlatabilsem dedgimi yaparim ama dilim yok.Ogrenebilmem icin de su an bir isik gorunmuyor.Keske yanimda egitim onlisans kitaplarimi getirseydim de kimseden yardim almadan cat pat baslasaydim diye kederleniyorum.
Kandilinizi kutlayip ulkem ve dostlarim icin iyi dileklerde bulunuyorum

24 Haziran 2009 Çarşamba

Tuhaf Bir Alisveris Merkezi


Geldigimin ikinci gunu kizim barbunya pisirmemi istedi.Piserken de barbunyayi acika ile yemek ne guzel olurdu demez mi?Eh tabi bize de acika malzemelerini aramak dustu.Kinzinin caleandro oldugunu sozlukten bulduk ama czibra denen otun turkce adi konusunda kararsiz kaldim.Sonra da onun mercankosk olabilecegini dusunerek adini tesbit edip bunlari bulabilecegimiz arap veya hindistanli oldugunu sandiklari marketin yolunu tuttuk.Damat ben ve ertugrul arabaya kurulduk Torun bir lord edasiyla araba koltuguna kurulup mutlu mirildanmalara gecti.
ABD ya geldigimden bu yana herseyin normal ve tanidik gelmesi disinda bir seye sasirmadigima sasiriyordum.Az mi Beverly Hils,Santa Barbara dizisi izledik tabi ki o yuzden yol levhalari bile tanidik geliyor.Dukkan Magaza zinciri ve de markalar zaten malum.sanki Istanbul 'Ankaradaki bir cadde gibi arada Turkce isimler var desem de inanmayin son cumleyi abarttim...

KABAK GIBI GORDUGUM SEYLERIN ROBENSON CREUSE UN EKMEK AGACI MEYVESI OLDUGUNA KARAR VERDIM
Ama bu kez ummadigim bir manzara ile karsilastim.Koy bakkalindan hallice market raflari ile 4.sinif bir mahalldukkani
sebzelerin kondugu kulustur raflar...


BUNLAR TOMATILLOYMUS INCE BIR KABUK ICINDE OLAN BIR DOMATES CESIDIYMIS
Fakat gordugunuz gibi icindekilerin onda yedisi hic tatmadigim hatta adini bile duymadigim meyve ve sebzelerle doluydu.

BAK BUNU BILIYORUM ISTE YANDAKI KAKTUS YUMRULARINI ANTALYADAN GETIRTIP YEMISTIK AMA YANUNDAKI YAPRAKLARDAN SARMA MI YAPILIR BILMEM?




iSIMLERI ETIKETLERINDE YAZIYOR AMA HENUZ NE ISE YARADIKLARINI BILMIYORUM BILENLER YAZARSA SEVINECEGIM
YARIN KILISENIN BAHCESINDEKI DEVASA MANOLYA AGACI VE WESTVOOD BULVARI ILE DEVAM EDELIM

23 Haziran 2009 Salı

HELLO


Sevgili arkadaslarim hakli olarak kizimin saglik durunmunu merak etmektesiniz.Dune kadar bir ameliyat daha gecirme ihtimali surdugu icin bunu dile getirmeye korktugumdan konuyla ilgili bir sey yazmaya elim varmiyordu.Dun gidilen kontrolde bu tehlikenin gectigini ve tedavinin ongoruldugu bicimde 3 hafta daha yatarak surecegi;akabinde de fizik tedaviye baslanacagi yavas yavasta hasta bacaga bassilacagi bildirildi.
Hep beraber rahatladik ;sevindik ve mutlu olduk.Artik bu sevinci sizinle de paylasmanin zamani gelmis oldu.
Ertugrula gelince kocaman olmus.Mutlu tatli bir cocuk.Skype den hergun gorup sesini duydugumuz icin pek sasirmadim o da ayni sebebten sasirmadi.Dun ayrilmisiz gibi sarilip koklastik.
Artik beni Los Angeleste o gezdiriyor.2adim onumden yuruyerek beni evlerinin labirent koridorlarinda dolastirip eve veya suzan teyzesinin kapisina sasirmadan goturuyor.
Bazen bizimle bazen de kendi kendine oynayip oyalaniyor.konusmaya calisiyor.

22 Haziran 2009 Pazartesi

LOS ANGELESTEN MEKTUP VAR

Helloooo



Cok rahat bir yolculuktan sonra yerime ulastim.Allaha cok sukur ki her yerde onume iyi insanlar cikti ve ben onlarla hep turkce konustum.Tabi ki anlamadilar yanitlarini da ben anlamadim;ama olsun gozlerde ve yuzlerde olusan aydinlanma anlasilabildigimi gosteriyordu.Bu durumdan sunu cikardim hangi lisani kullanirsaniz kullanin yuzunuzdeki ifade sozcuklerin tesekkur mu hakaret mi icerdigini anlatabiliyor.Gumruk formunu doldururken yol arkadasim James in de konuya cok hakim olmadigini gorunce elime formlari alip ucakta Turk var mi turuna ciktm.Zenciler ve Asyalilar disinda herkes birbirine benziyordu.
-Ben de pardoooon dedim Turkce bilen yar mi?
Orta siradan 4kisilik bir grup biz variz dediler ;sordum ama onlar da benden daha farkli degillerdi.
Haydi Nalan dedim ne zaman hazira konabildin ki.... bu sefer de calistir saksiyi isini kendin gor.Kisa bir sure once evden attigim kitap kolisine sokusturdugum dil sozluklerine hayiflandimsa da pasaporttaki vizenin tarihini istediklerini farketmem uzun surmedi.
Onumdeki ekranda yolculugun krokisi ve bilgileri surekli veriliyordu .Koltuk komsum james film izlerken ben yol krokisini ciddiyetle inceliyordum ki uyuyakalmisim.Pilotun anonsu ile ekranda greendland yazisi birlesince pencereden baktim.Gozume inanamadim.sanki irili ufakli binlerce denizanasi yanyana kocaman bir denizi doldurmustu.Asagida uzayan manzarada buz daglarinin veya parcalarinin buyuklugunu kiyaslayabilecegim herhangibir tanidik cisim yoktu.Yinede sandigimdan kucuk oluslari kuresel isinmadan dolayi canimi sikti.Yaklasik 2-2.5 saat kadar greenland uzerinde uctuk sanirim.sanirim diyorum zira yanimda saat ve telafon yoktu.
Laptopa alisamadim o yuzden devami sonraya diyorum...
hepinizi ve de desk topumu ozledimmmmm

17 Haziran 2009 Çarşamba

ŞİMDİLİK HOŞCAKALIN


Fotograf kıştan kalsa da size veda ederken güleryüzlü görünmek istedim.Zira vize sevincimi yol paniği aldı yüzüm allakbullak ...
Kavuşacaklarımın sevinci,bırakacaklarımın hüznüyle karışırken bir de kıtalararası yolculuk stresi .Halim malum.
Eğer jetlag olmazsam haftaya Yeni Dünyadan enstantenelerle çıkarım karşınıza.
Bakalım neler görecek,duyacak öğreneceğim.
Mevla görelim neyler...
Allaha emanet olun.

Bugün hem vedaya hem yardıma gelen sevgili Gülenle valiz toplarken kızlar resim çekmiş.o yayımlar ve uzun uzun anlatır nasıl olsa ben de farkedemediğim ayrıntılarımı ondan okurum.siz de okuyun

15 Haziran 2009 Pazartesi

herşey yoluna girecek inşaallah

Sabır,sabır derken buraya patladım.sizleri de üzdüm ama ,ben salya sümük ağlarken kızlar beni gıdıklayıp gıdaklatırken telefona gelen msj konsolosluktan kargomun çıktığını ve yarın saat 16.00 da elimde olacğını bildirdi.beklenen müjdenin çıkacağı umudunu taşıyorum. yarına kadar sabır.
Bu arada sanal omuzlarını ve yüreklerini açan telefon,mail ve yorumla yanımda olan sizlere tüm kalbimle sevgiler.
Neymiş:kul sıkışmayınca hızır yetişmezmiş
seviyorum sizi......

Durum Tesbiti

Bu gün doktordan döndüm ,oturdum bilgisayara paso ZUMA oynadım ;bir yandan da düşündüm Doktor kalp sağlığım için bana sigarayı bırak dedi.Sigara ...en kötü dostum. Ama heran yanımda.
Ya dostlarım ...
siz internet dostlarım ve birkaç dostum dışında kim var.
Hani o doğumda ,ölümde ,hastalıkta,sorunda ,açlıkta ve toklukta birşeyler paylaştığımız omzunda ağladığım,omzumda ağlayan nerdeler.
bu ;gariban sigaradan daha mı az zararlı sanıyorsun ah doktor.
onlara kırgın kalbime sigara daha mı çok zarar verir.
döne döne omuz arıyorum ağlayacak.
ama yok .
biri kilometrelerce uzakta..diğeri de öbürüne kıyamıyorum gelme diyorum iyiyim keyifliyim bak ne güzel çıkıyor sesim.
Dökülmeler düğünle başladı.
kızımın düğününde başladı dökülmeler.
Oysa dostlar güzel günlerde de yanıbaşınızda olmalı değil mi?
amaaan sen de
çek kuyruğunu gitsin..
kimleri unutmadık neleri unutmadık bunları da unutturur allah
güzel günler ve güzellikler verir
ben dost listemi gözden geçiriyorum
size de bir abla nasihati
fazla gönül vermeyin kendinizi sevin
sonra yine kendi kendinize bizbize kalıyorsunuz kendinizle
yani
önce can sonra sonra canan...
sevgiyle kalın
kendinizi herkesten çok sevin

pes ettiğimin resmidir


Evet,doktora gittim.tansiyonumu tesbit için 24 saatlik ölçüm cihazını taktım.sonucu yarın alıp ilaçlarım tesbit edilecek ve bu arada vizem elime geçerse perşembe yolcuyum. Aksini düşünmek bile istemiyorum.
İyi dilekler ve dua beklediğimi eklemeliyim.
Allah hepimize gönül arzularımızı hayırlısıyla nasip etsin. Amin

11 Haziran 2009 Perşembe

İkinci sergiyi de açtık yarın da kapatıyoruz


dDaha önce yazmış mıydım unuttum.Geçen cuma Vakıf Eserleri Müzesinde ikinciyi sergiyi açmıştık.Yarın omları toplayıp katılımcılara teslim edeceğiz desem de inanmayın zira bazılarını paketleyip 3.kez sergilenmek üzere İzmire yollayacağız.
Sanal alemnden tanıyıp davetime icabet eden sevgili gülenciğim dışında sizden gelen olmadı ama olur a İzmirdekiler duyar da gider :))) diye bildireyim.Karşıyaka Belediyesi Hat ve tezhip sergisine misafir kaattanlar olarak gidiyoruz. Önümüzdeki yıl orada açılacak olan kursa hazırlık niteliğinde ...
Herneyse uzun uzun yazacak takatim yok.İki sergi izlenimleri ve benim kıytırık kamera ile tesbitli fotoları da ekledim.Merak edenler BURADAN okusun anacım

Sergiye geldiği günün anılarını ve izlenimlerini tatlı tatlı yazan sevgili Gülenin blogundan da bir resim araklayayım dedim ama sıkı bağlamış beceremedim.Tavsiye ederim oraya da uğrayın.
Ben bavulumu hazırlamaya gidiyorum.
bavul hazır olursa vizeyi alırım belki...Umut dünyası

Bu gün gülelim dedim

Sevgili sanal arkadaşım Nazan Kağnıcı bana zaman zaman hoş mailler yollar.
hem adres bölümlerini özenle temizleyip yönlendirdiği için hem de yolladıkları beni ilgilendirdiği için maillerini hep okurum. Bu gün bana yine bir grup fıkra gibi olay yollamış.
bu ;yakında çıkmayı umduğum uçak yolculuğumda başıma gelme ihtimali oplduğundan çok güldüm ve paylaşmak istedim.
teşekkürler Nazan


"Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana
sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de
üstüne öpmenin ne gereği vardı? "

08 Haziran 2009 Pazartesi

Çağırdım gelmediniz ama sayın BÜLENT ARINÇ geldi

Sevgili internet dostlarım .Bildiğiniz gibi Ocak ayında başlattığımız KAAT'I SANATINI DUYDUNUZ MU? temalı projemizi bitirdik ve 2 sergi birden açtık.
Bu sanatın adını gündeme getirerek farkındalık oluşturmak yola çıktık.Çok şükür umduğumuzun çok üstünde ilgi gördük.
Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç da sergimizi ziyaret etti.Çok kısıtlı zamanından bir bölümünü bize ve sanatımıza ayırması bizi çok mutlu etti.Kendisine içten teşekkürler sunduk.
Bu vesile ile Fuar organizasyonunda çok önemli bir rol üstlenen bize de bu fuarda sergi açarak çok fazla kişiye sanatımızı tanıtma fırsatı veren İzmirliler Derneği Başkanı Sayın Zehra Zihnioğluna ve fuar komitesine de içten teşekkürlerimizi katılımcı arkadaşlarım ve şahsım olarak bir kere de buradan ifade ediyorum.




60 adet çalışmadan oluşan sergimizi fuarda görme fırsatını kaçırdığınız için üzüldüyseniz 5 Haziran 2009 itibariyle açtığımız ve 12 hazirana dek 2. sergimizde 70 adet çalışmamız halen sergileniyor.
Yer:Vakıf eserleri Müzesi.
Adres :ADRES:
Atatürk Bulvarı
No:23
Ulus/ANKARA

Tel:0312 31149 25

(Opera karşısındaki İller Bankası ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Ek Hizmet Binası arasında)

02 Haziran 2009 Salı

SERGİYE AÇIK DAVET

Eveeeet,zor günleri biraz atlattık sayılır.
Kızım Los Angelese gittiğinin 21.günü ağır bir trafik kazası geçirdi.Kalça ve bacak kırıkları ile kurtuldu.Tedavisi sürüyor. Kardeşi ona ve Ertğrulumuza(torun)bakmak için gitti ve dönecek Ben nöbeti devralacağım.
Bu arada da meşhur ;"Kaat'ı Sanatını Duydunuz mu" adlı projemizi tamamladık.Yarın sergimizi Ankara Atatürk Kültür Merkezi' ndeki EGE FUARI Etkinlikleri içersinde açıyoruz.
Perşembe günü de Ankara Vakıf Eserleri Müzesi Sergi Salonunda bir sergimiz daha başlıyor.
4 ay gibi kısa bir sürede böyle bir sanatı tanımak,teorisini ve pratiğini incelemek ve icra etmek gerçekten dile kolay.
Ama bu büyüleyici sanat kursiyer arkadaşlarımızı da etkisi altına almakta gecikmedi.



İzmirliler Derneği ve sevgili Başkan Zehra Zihnioğlu nun İz-derli gençleri çok iyi bir şekilde organize ederek yönlendirmesi ile umduğumuzun üstünde başarılı bir proje çıkardık.
Bu konuda davet ettiğimiz ustaların bizi ziyaretleri bilgi ve deneyimlerini paylaşmaları,yaptığımız gezilerde gördüğümüz geçmişten bu güne gelebilen müstesna eserler, ziyaretlerine gittiğimiz ve bize sevgi ve ilgilerini cömertce sunan Cerrahpaşa Nakışhanesi mensupları,sevgili Jale Yavuz ve Feyza Oyat hocalarımız ile Sayın Dürdane Ünver Hoca ufkumuzu genişletti.
Süleymaniye Kütüphanesinde bizimle ilgilenip görmek istediklerimizin de üzerinde örneklerle bizi buluşturan Gökhan Beyi de minnetle analım.
Sevgili katılımcı arkadaşlarımın şevk ve heyecanı bize dernek binasında ağırlayan her ihtiyacımızı karşılayan dernek üyeleri çok sevgili Emel ve Sevinç Hanımların ilgi ve desteği bizi bu güzel sonuca ulaştırdı.



Aynı anda iki sergiyi hazırlamak bizi hem sevindirdi hem de yordu.
Yorgunluğumuz Eserlerimizin iki sergiye bölüştürülmesinde dengeyi tutturmak yüzündendi.Çünkü o kadar güzel çalışmalar vardı ki hangisini nerede sergileyeceğimize karar verirken sıkıntı çektik.
Bir de katılımcı arkadaşlarımızın çoğunun aktif meslek yaşamları nedeniyle hafta içi zaman ayıramamaları yükün biz emeklilere ve şu an itibarıyla çalışmayan iki arkadaşımıza yüklenmesi idi.



Bu yüzden bütün katılımcı arkadaşlarıma ve Melike Çolakoğlu,Perihan Çalı ve minik kızı Elif,Yasemin Şare,Ümran Altaylı, ile mesai bitimi yardıma koşan Nilay Deniz,Ayperi Çakmak,dernek üyesi Keriman hanım ve Burçak Bolışık ,Adalet Ongun' un hem sergi hazırlıklarında hem de fuar içindeki standımıza Ege Mutfağından örnekler sunmak için yaptıkları çalışmalar nedeniyle özel olarak teşekkür ediyorum.





Bizden bu kadar....
Artık top sizde gelin,gezin,görün ve izlenimlerinizi beğeni veya eleştirilerinizi paylaşın.
BEKLİYORUZ

20 Mayıs 2009 Çarşamba

ANLADIM Kİ SANAL ALEMDE VEFA YOK

Reel yaşamda vefalı dost bulmanın zorluğunu iyi bilirim.Gerçek dost olduğunuz kişilerle bile bir zaman sonra yollar ayrılıyor.Çünkü yüzyüze bir ilişkide alış ta veriş te daha çok ve maddesel.Araya maddeler girinci mana da zedeleniyor.Böyelce kopmaların sebebi de net olarak saptanıyor.
Geleyim sanala;ben ki sanaldaki dostlukların da gerçek olduğunu zaman zaman yazılarımda yazardım ve inanırdım.
Çünkü ben sizlerin bazılarıyla gerçek ilişkiler içindeymiş gibi takibeder,zaman zaman kısa kopuşlarınızı ve bana uğramayışlarınızı merak eder ve yazardım.Benden "kuzum nerelerdesin,umarım iyisindir.Nasılsın?seni merak ediyorum "yorum ve mesajları aldığınızı hatırlayacaksınız.
Tabii ki bu sözlerim beni BENİ ARAYIP SORANLARA değil.
Bir aydır yeni yazı girmedim.Beklerdim ki nerelerdesin diye sorasınız.
Son yazıma yorum girerken bazılarınızın geçmiş olsun ,şimdi nasıllar ? yazılarına bile bakılmamış.
Yani velhasıl bazılarınıza kırgınım.Ben her yorumunuza geri dönen sizi arayan soran bir insan olarak bunu söylemeye kendimi mecbur hissettim.
Beni haksız da bulabilirsiniz.Ne diyeyim canınız sağolsun.
Ama unutulmamalı ki;sevinçler paylaştıkça çoğalırken elemler de paylaşılırsa azalır...
Sevinçli günler geçirmeniz dileğiyle

06 Nisan 2009 Pazartesi

Lilyum peçete halkası




Birkaç gündür yoğunum yazı yazmaya halim yok.
Baktım arşivde Burçak'ın geçen gün yaptığı peçete halkasının aşamalarını resimlemiş ve hazırlamıştım.Onu gireyim dedim.


Burçak'ın annesi sevgili arkadaşım Füsun bu lilyumları peçete halkası yapılmak üzere getirmiş.Biz çayımızı içerken o da yeşil renkli ipek kordelasını getirip başladı.

Çiçeğin sapını uygun gördüğü çapa göre bir iki kez dolayıp halka yaptı.
Halkayı yeşil kordela ile sardı uçlarını ayarlayıp boncuğunu iliştirince halka hazırladı.

Biz annesiyle demliğin dibini delemeden düzine tamamlanmıştı.
ellerine sağlık,güle güle kullan Burçak